Lazerle Gözlükten Kurtulma: Excimer Lazer, No-Touch PRK ve LASIK Hakkında Merak Edilenler

Yayınlanma:03/12/2025
Güncelleme: 28/08/2026

Gözlük veya kontakt lens kullanmak istemeyen birçok kişi, “Lazer göz ameliyatı benim için uygun mu?” sorusunun yanıtını merak ediyor. Halk arasında “lazerle gözlükten kurtulma” olarak bilinen refraktif cerrahi uygulamaları; miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarını azaltmak amacıyla gözün saydam ön tabakası olan korneanın yeniden şekillendirilmesine dayanır.

Lazer göz ameliyatlarının amacı, gözlük ve kontakt lense duyulan ihtiyacı azaltmaktır. Ancak ameliyat sonrasında hiçbir zaman gözlük kullanılmayacağına dair garanti verilemez. Uygulanacak yönteme yalnızca göz numarasına bakılarak karar verilmez. Hastanın yaşı, kornea yapısı, göz numarasının değişip değişmediği, gözyaşı durumu, mesleği ve beklentileri birlikte değerlendirilmelidir.

Excimer Lazer Nedir?

Excimer lazer, gözün kırma gücünü değiştirmek için kornea dokusunu mikron düzeyinde yeniden şekillendiren bir lazer teknolojisidir. Lazer ışınları, bilgisayar destekli bir planlama doğrultusunda korneanın belirli alanlarına uygulanır.

Miyop hastalarda korneanın merkezi bir miktar düzleştirilirken hipermetropta farklı bir şekillendirme yapılır. Astigmatta ise korneadaki düzensiz eğriliklerin daha dengeli hâle getirilmesi amaçlanır. Böylece göze gelen ışığın retina üzerinde daha doğru noktaya odaklanmasına yardımcı olunur.

Excimer lazer tek başına bir ameliyat adı değildir. PRK ve LASIK gibi farklı yöntemlerde korneanın yeniden şekillendirilmesini sağlayan temel lazer sistemidir. Yöntemler arasındaki esas fark, lazer uygulanacak kornea tabakasına nasıl ulaşıldığıdır.

No-Touch PRK, LASIK ve Femtosaniye LASIK Arasındaki Farklar Nelerdir?

Her hasta için en iyi kabul edilebilecek tek bir yöntem yoktur. Uygun yöntem, ayrıntılı göz muayenesi ve kornea incelemeleri sonucunda belirlenir.

No-Touch PRK nedir?

No-Touch PRK, diğer adıyla transepitelyal PRK, korneanın en dışındaki epitel tabakasının ve alttaki kornea dokusunun lazer yardımıyla şekillendirildiği yüzey tedavisidir. İşlemde LASIK yönteminde olduğu gibi kornea kapağı oluşturulmaz.

Yüzeydeki epitel tabakası işlem sonrasında yeniden iyileşir. Bu süreçte gözü korumak ve iyileşmeyi desteklemek için birkaç gün süreyle bandaj kontakt lens kullanılabilir. Kornea yapısı LASIK için uygun olmayan bazı hastalarda, hekim değerlendirmesiyle yüzey lazeri tercih edilebilir.

No-Touch PRK sonrasında ilk birkaç gün batma, sulanma, ışık hassasiyeti, yabancı cisim hissi ve ağrı görülebilir. Görmenin netleşmesi LASIK’e göre daha yavaştır. Günlük yaşama dönüş birkaç gün içinde mümkün olsa da görmenin tam olarak dengelenmesi haftalar sürebilir.

LASIK nedir?

LASIK yönteminde korneanın üst kısmında “flep” adı verilen ince bir kapak oluşturulur. Bu kapak kaldırıldıktan sonra alttaki kornea dokusu excimer lazerle şekillendirilir ve flep yeniden yerine yerleştirilir.

LASIK’in önemli avantajlarından biri, görsel iyileşmenin genellikle hızlı olmasıdır. Hastaların önemli bir bölümü ameliyatın ertesi günü günlük işlerini daha rahat yapabilir. PRK ile karşılaştırıldığında ilk günlerdeki ağrı ve batma çoğunlukla daha azdır.

Bununla birlikte LASIK’te oluşturulan flebe bağlı özel riskler bulunur. Kornea kalınlığının yetersiz veya yapısının riskli olması durumunda LASIK uygun olmayabilir.

Femtosaniye LASIK nedir?

Femtosaniye LASIK’te kornea flebi mekanik bıçak yerine femtosaniye lazerle oluşturulur. Ardından korneanın kırma kusurunu düzelten şekillendirme excimer lazerle yapılır.

Dolayısıyla femtosaniye lazer göz numarasını düzelten asıl lazer değil; LASIK sırasında kornea kapağını hazırlayan sistemdir. Flep kalınlığı ve çapı daha kontrollü biçimde planlanabilir. Ancak femtosaniye LASIK de her hastaya uygulanamaz ve fleple ilişkili riskleri tamamen ortadan kaldırmaz.

Miyop, Hipermetrop ve Astigmatta Lazer Uygulanabilir mi?

Excimer lazer; uygun koşullar sağlandığında miyop, hipermetrop ve astigmatın tedavisinde kullanılabilir.

  • Miyop: Uzağın bulanık görülmesine neden olur. Lazerle korneanın odaklama gücü yeniden düzenlenebilir.
  • Hipermetrop: Özellikle yakında, bazı kişilerde ise hem yakın hem uzakta görme güçlüğü oluşturabilir. Uygun derecelerde lazer tedavisi uygulanabilir.
  • Astigmat: Kornea veya göz içi lensinin eğriliğindeki düzensizliğe bağlı olarak görüntünün bulanık ya da gölgeli algılanmasına yol açabilir. Düzenli astigmatın belirli seviyelerinde lazerden yararlanılabilir.

Tedavi edilebilecek numara aralığı kişiden kişiye değişir. Yüksek göz numaralarında lazerle çıkarılması gereken kornea dokusu artacağı için güvenli sınırlar aşılabilir. Bu durumda göz içi lens seçenekleri değerlendirilebilir.

Kimler Lazer Göz Ameliyatına Uygundur?

Lazer ameliyatı için genel olarak kişinin göz gelişimini tamamlamış olması ve göz numarasının belirli bir süre boyunca önemli değişiklik göstermemesi beklenir. Değerlendirmede şu ölçütler dikkate alınır:

  • Genellikle 18 yaşını doldurmuş olmak,
  • Göz numarasının son dönemde belirgin değişmemiş olması,
  • Kornea kalınlığının ve yapısının planlanan işleme uygun olması,
  • Kontrolsüz göz kuruluğunun bulunmaması,
  • Keratokonus veya kornea düzensizliği saptanmaması,
  • Aktif göz enfeksiyonu ya da kontrolsüz göz hastalığının olmaması,
  • Genel sağlık durumunun yara iyileşmesini engellememesi,
  • Hastanın gerçekçi beklentilere sahip olması.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde meydana gelebilen hormonal değişiklikler göz numarasını ve kornea özelliklerini geçici olarak etkileyebilir. Bu nedenle lazer ameliyatı genellikle bu dönemlerin sonrasına ertelenir.

Kontrolsüz diyabet, bazı bağışıklık sistemi hastalıkları, yara iyileşmesini etkileyen ilaçların kullanımı, ileri göz kuruluğu, keratokonus, glokom, göz içi iltihabı ve geçirilmiş bazı göz ameliyatları bulunan kişiler ayrıca değerlendirilmelidir. Bu durumların bulunması her zaman kesin olarak ameliyat yapılamayacağı anlamına gelmez; karar kişiye özel verilir. FDA da ince kornea, keratokonus ve göz kuruluğu gibi durumların ameliyat öncesinde ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini belirtmektedir.

Kornea Haritası Neden Önemlidir?

Kornea haritası, lazer göz ameliyatı öncesindeki en önemli değerlendirmelerden biridir. Kornea topografisi ve tomografisi adı verilen incelemelerle korneanın ön ve arka yüzey eğriliği, kalınlık dağılımı ve yapısal düzeni ayrıntılı şekilde değerlendirilir.

Bu incelemeler sayesinde:

  • Keratokonus ve benzeri kornea hastalıkları araştırılır,
  • Korneanın en ince noktası belirlenir,
  • Lazer sonrasında yeterli kornea dokusunun kalıp kalmayacağı hesaplanır,
  • Astigmatın düzenli veya düzensiz olup olmadığı değerlendirilir,
  • Hastaya en uygun cerrahi yöntem planlanır,
  • Kornea zayıflaması riskinin azaltılması amaçlanır.

Yalnızca göz numarasını ölçmek, lazer uygunluğunu belirlemek için yeterli değildir. Kornea yapısı güvenli sınırlar içinde değilse göz numarası düşük olsa bile lazer önerilmeyebilir.

Ameliyat öncesinde kontakt lens kullanan hastaların, kornea ölçümlerini etkileyebileceği için lenslerine hekim tarafından belirtilen süre boyunca ara vermesi gerekebilir.

Lazer Uygun Değilse Alternatifler: ICL ve Fakik Göz İçi Lens

Kornea ince, düzensiz veya göz numarası lazerin güvenli tedavi sınırlarının üzerindeyse fakik göz içi lensler değerlendirilebilir. ICL, fakik göz içi lenslerin yaygın kullanılan türlerinden biridir.

Bu yöntemde gözün doğal merceği çıkarılmaz. Kişiye özel belirlenen yapay lens, göz içine yerleştirilerek kırma kusurunun düzeltilmesi amaçlanır. Kornea dokusundan lazerle doku çıkarılmadığı için özellikle yüksek miyop veya uygun kornea yapısına sahip olmayan bazı hastalarda seçenek olabilir.

ICL ve diğer fakik lens uygulamaları da cerrahi işlemlerdir. Gözün ön kamara derinliği, kornea hücre sayısı, göz içi basıncı ve retina yapısı ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir. Enfeksiyon, göz içi basıncında değişiklik, katarakt, kornea hücrelerinde azalma ve lensin konumuyla ilgili sorunlar gibi riskleri bulunabilir.

Dolayısıyla “Lazer olamıyorsam mutlaka ICL yaptırabilirim” şeklinde düşünülmemelidir. Hastanın göz yapısının göz içi lens uygulamasına da uygun olması gerekir.

Lazer Göz Ameliyatı Ağrılı mıdır?

İşlem öncesinde göze anestezik damla uygulanır. Bu nedenle ameliyat sırasında genellikle belirgin bir ağrı hissedilmez. Hasta gözünde baskı, dokunma hissi veya kısa süreli kararma fark edebilir.

İşlem sonrasındaki deneyim yönteme göre değişir. LASIK sonrasında ilk saatlerde yanma, sulanma, batma ve ışık hassasiyeti görülebilir; bu şikâyetler çoğunlukla kısa sürede azalır.

PRK ve No-Touch PRK sonrasında kornea yüzeyinin iyileşmesi gerektiği için ilk iki-üç gün daha belirgin ağrı, sulanma ve ışık hassasiyeti yaşanabilir. Hekimin reçete ettiği damlaların düzenli kullanılması ve kontrol randevularına uyulması önemlidir.

Lazer Sonrası İyileşme Ne Kadar Sürer?

İyileşme süresi uygulanan yönteme ve kişinin göz yapısına göre değişir.

LASIK ve femtosaniye LASIK sonrasında görme genellikle ilk günlerde hızlı biçimde düzelir. Hastaların önemli bir bölümü birkaç gün içinde iş veya okul hayatına dönebilir. Buna rağmen görmenin tamamen dengelenmesi daha uzun sürebilir.

No-Touch PRK sonrasında ilk günlerde bulanıklık ve rahatsızlık daha belirgindir. Epitel tabakasının iyileşmesi genellikle birkaç gün alır. Görme seviyesi kademeli olarak artar ve tam netleşme haftalar sürebilir.

Ameliyat sonrasında gözleri ovuşturmamak, reçete edilen damlaları doğru kullanmak, kontrollere gitmek ve hekimin belirlediği süre boyunca havuz, deniz, göz makyajı ve temas sporlarından kaçınmak gerekir.

Lazer Sonrası Göz Numarası Tekrarlar mı?

Lazer ameliyatında korneaya yapılan değişiklik kalıcıdır. Ancak göz, yaşam boyunca değişmeye devam edebilir. Bu nedenle ilerleyen yıllarda yeni bir numara gelişmesi mümkündür.

Numaranın yeniden ortaya çıkma ihtimali şu durumlarda artabilir:

  • Ameliyat öncesinde göz numarasının hâlâ ilerliyor olması,
  • Yüksek dereceli kırma kusurlarının bulunması,
  • Kişinin genç yaşta ameliyat edilmesi,
  • Kornea iyileşmesinin beklenenden farklı gerçekleşmesi,
  • Diyabet gibi göz numarasını etkileyebilen hastalıkların bulunması,
  • Yaşa bağlı göz değişikliklerinin gelişmesi.

Ayrıca 40’lı yaşlardan itibaren ortaya çıkabilen presbiyopi, yani yaşa bağlı yakını görme güçlüğü, lazerle düzeltilen eski göz numarasının geri gelmesi değildir. Uzağı iyi gören bir kişinin zaman içinde yakın gözlüğüne ihtiyaç duyması doğal yaşlanma sürecinin bir parçası olabilir.

Lazer Ameliyatının Riskleri ve Olası Yan Etkileri Nelerdir?

Lazer göz ameliyatları uygun hastalarda sıklıkla başarılı sonuçlar verse de hiçbir cerrahi işlem tamamen risksiz değildir. Olası yan etkiler ve komplikasyonlar şunlardır:

  • Geçici veya kalıcı göz kuruluğu,
  • Işıkların çevresinde hale ve parlama,
  • Gece görüşünde azalma,
  • Işık saçılması ve gölgeli görme,
  • Numaranın eksik ya da fazla düzeltilmesi,
  • Gözlük veya kontakt lens ihtiyacının devam etmesi,
  • İltihap veya enfeksiyon,
  • PRK sonrasında korneada bulanıklık gelişmesi,
  • LASIK sonrasında fleple ilgili sorunlar,
  • Kornea yapısında zayıflama,
  • Nadiren en iyi düzeltilmiş görme seviyesinde azalma.

Özellikle göz kuruluğu, geniş göz bebeği, yüksek göz numarası ve kornea yapısındaki sınırda özellikler ameliyat sonrası görme kalitesini etkileyebilir. FDA, bazı hastalarda gece görüşünü etkileyen parlama, hale ve çift görme gibi yakınmaların ortaya çıkabileceğine dikkat çekmektedir.

Lazerle Tamamen Gözlükten Kurtulmak Mümkün mü?

Lazer tedavisinin temel amacı gözlük ve kontakt lens bağımlılığını azaltmaktır. Birçok hasta günlük yaşamını gözlüksüz sürdürebilir. Bununla birlikte “ömür boyu sıfır numara” veya “kesin olarak bir daha gözlük kullanmama” garantisi verilemez.

Bazı kişiler gece araç kullanırken, çok küçük yazıları okurken veya yaşa bağlı yakın görme problemi geliştikten sonra gözlüğe ihtiyaç duyabilir. Sonucun başarılı kabul edilmesi yalnızca gözlük kullanılmamasına değil; güvenli bir kornea yapısının korunmasına ve kaliteli görme elde edilmesine de bağlıdır.

Lazer Göz Ameliyatına Karar Vermeden Önce

Lazerle gözlükten kurtulma kararı kişiye özel verilmelidir. Başarılı bir tedavinin temelini ayrıntılı göz muayenesi, doğru kornea ölçümleri, uygun yöntem seçimi ve gerçekçi beklentiler oluşturur.

Lazer ameliyatını düşünen kişilerin Göz Hastalıkları bölümüne başvurarak göz numarası, kornea haritası, kornea kalınlığı, gözyaşı durumu, göz bebeği çapı, göz içi basıncı ve retina yapısı açısından ayrıntılı değerlendirmeden geçmesi gerekir.

No-Touch PRK, LASIK, femtosaniye LASIK veya göz içi lens seçeneklerinden hangisinin uygun olduğu, yalnızca muayene ve ileri göz ölçümlerinin ardından belirlenebilir. Amaç sadece gözlükten kurtulmak değil, göz sağlığını koruyarak güvenli ve nitelikli bir görme sonucu elde etmektir.

 

*Sayfa içeriğimiz sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlgili Yazılar

Diz Kireçlenmesi Evreleri ve Tedavi Seçenekleri

Katarakt ve Akıllı Lensler: Hangi Göz İçi Mercek Kimler İçin Uygundur?

Total Kalça Protezi Nedir? Ameliyat ve İyileşme Süreci

Diz Protezi Gevşemesi: Nedenleri ve Tedavisi

Doktor Öğretim Üyesi
Doktor Öğretim Üyesi
Doktor Öğretim Üyesi
Doktor Öğretim Üyesi

Dil seçimi yapınız!

Gebelik Okulu Başvuru Formu


Uyarı!

Şuan için işleminizi gerçekleştiremiyoruz.

Daha fazla bilgi almak için veya sorularınızı iletmek için bizlere ulaşabilirsiniz.